Results for deepening translation from English to Turkish

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

English

Turkish

Info

English

"the crisis is deepening indeed.

Turkish

setimes'a konuşan angelov, "kriz gerçekten derinleşiyor.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

English

bih enters 2009 with deepening divisions

Turkish

bh 2009'a derinleşen bölünmelerle girdi

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

and finally, india has had the deepening of its democracy.

Turkish

ve sonuç olarak, hindistan demokrasisini derinleştirdi.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

English

many wonder how enlargement can be combined with a genuine deepening.

Turkish

pek çok kişi, genişlemenin gerçek bir derinleşme ile nasıl birleştirilebileceğini merak ediyor.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

is there any end in sight to the deepening economic crisis?

Turkish

derinleşen ekonomik krizin görünürde bir sonu var mı?

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

English

in the balkans, deepening institutional reforms and improving governance are crucial.

Turkish

balkanlarda kurumsal reformların derinleştirilmesi ve yönetişimin iyileştirilmesi büyük önem taşıyor.

Last Update: 2017-04-27
Usage Frequency: 1
Quality:

English

for them therein are purified spouses, and we will admit them to deepening shade.

Turkish

hem onları nimetlerle sâyebân edecek bir gölgeliğe yerleştireceğiz. [2,25]

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

deepening co-operation and simplified border crossings are a far cry from a union of states.

Turkish

ancak işbirliğinin derinleştirilmesi ve sınır geçişlerinin kolaylaştırılması, bir devletler birliği kurmakla aynı şey değil.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

in doing so, the country is also deepening its cooperation with international institutions such as the world bank group.

Turkish

bu çabalar kapsamında türkiye aynı zamanda dünya bankası grubu gibi uluslararası kuruluşlar ile işbirliğini de derinleştirmektedir.

Last Update: 2017-04-27
Usage Frequency: 1
Quality:

English

and the metals, we typically get from ore that we mine in ever widening mines and ever deepening mines around the world.

Turkish

ve bu metalleri genellikle dünyanın çeşitli yerlerinde kazdığımız ve gittikçe daha fazla genişleyen ve derinleşen madenlerden elde ediyoruz.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

English

according to experts, the decline is due to the growing concerns about europe's deepening sovereign debt crisis.

Turkish

uzmanlara göre, düşüşün sebebi avrupa'da derinleşen ülke borcu krizi hakkındaki artan endişeler.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

along with outward development and increase of opportunity, there should be inward development and deepening of our heart connections as well as our outward connections.

Turkish

dışa dönük bir şekilde olan gelişmeleri ve artan imkânları içe dönük bir gelişmede de kullanabilmeli ve dışa dönük iletişimimizde olduğu kadar gönül bağlarımızı ve iletişimimizi derinleştirebilmeliyiz

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

English

bulgaria's main right-wing opposition party faces a possible split as a result of a deepening rift within its leadership.

Turkish

bulgaristan'ın sağ ana muhalefet partisi, liderlik kadrolarında giderek derinleşen sürtüşme nedeniyle, bölünme ihtimaliyle karşı karşıya bulunuyor.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

a further deepening of the eurozone crisis could also lead to a decline in foreign direct investment (fdi) to the six western balkan countries.

Turkish

avro bölgesindeki krizin derinleşmesi, altı batı balkan ülkesine yapılan doğrudan dış yatırımda da (ddy) bir azalmaya yol açabilir.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

according to robertson, the long-term effect of this dual enlargement will be better euro-atlantic security and a growing and deepening stability.

Turkish

robertson'a göre ikili genişleme sürecinin uzun vadeli etkileri daha güçlü avrupa-atlantik güvenliği ile büyüyen ve derinleşen bir istikrar yönünde olacak.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

key developments include changing demographic patterns or accelerating rates of urbanisation, ever faster technological changes, deepening market integration, evolving economic power shifts or the changing climate.

Turkish

değişen demografik dağılımlar veya kentleşme hızındaki artış, her zamankinden hızlı gerçekleşen teknolojik değişimler, derinleşen pazar entegrasyonu, ekonomik güç kaymalarının evrimi veya değişen iklim, başlıca gelişmeler arasındadır.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

"this agreement is very important for deepening ties between the united states and serbia and improving military defence co-operation and friendship," she said.

Turkish

bakan, "bu anlaşma, abd ile sırbistan arasındaki ilişkilerin derinleşmesi ve askeri savunma işbirliği ve dostluğun gelişmesi açısından son derece önemlidir." dedi.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

English

cameron signed a strategic partnership document aimed at deepening trade and defence ties with turkish prime minister recep tayyip erdogan on tuesday, and insisted that the eu could only benefit politically and economically from turkey's membership.

Turkish

cameron salı günü türkiye başbakanı recep tayyip erdoğan ile birlikte ticaret ve savunma ilişkilerini ilerletme amaçlı bir stratejik ortaklık belgesi imzaladı ve ab'nin türkiye'nin üyeliğinden ancak siyasi ve ekonomik fayda sağlayabileceğini vurguladı.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

at the same time, the eu project -- mired in the throes and policy dilemmas and trade-offs of enlargement and deepening -- faces the challenge of managing increasing complexity.

Turkish

zorluklar ve politik çıkmazlarla genişleme ve derinleşme dengelerine saplanıp kalan ab projesi, aynı zamanda gittikçe artan karmaşıklığın yönetimi gibi bir zorlukla da karşı karşıyadır.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

"we have had intensive co-operation with the kosovo chamber of commerce thus far, which was fruitful, but because of the latest pristina-belgrade developments this co-operation is deepening," arizankovska said.

Turkish

arizankovska, "bugüne kadar kosova ticaret odası'yla yoğun bir işbirliği gerçekleştirdik ve sonuç da aldık, fakat priştine-belgrad arasındaki son gelişmeler yüzünden bu işbirliği derinleşiyor." dedi.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Get a better translation with
10,199,030,898 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK