Results for imbalances translation from English to Turkish

English

Translate

imbalances

Translate

Turkish

Translate
Translate

Instantly translate texts, documents and voice with Lara

Translate now

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

English

Turkish

Info

English

rising trade imbalances remain problematic, it said.

Turkish

raporda artan ticari dengesizliklerin sorun yaratmayı sürdürdüğü belirtildi.

Last Update: 2012-04-07
Usage Frequency: 1
Quality:

English

like its neighbours, serbia has no easy cure for its fundamental macroeconomic imbalances.

Turkish

komşuları gibi, sırbistan'ın da temel makroekonomik dengesizliklerinin kolay bir tedavisi yok.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 2
Quality:

English

analysts in part blame the government's failure to address economic imbalances.

Turkish

analistler bu durumdan kısmen hükümetin ekonomik dengesizlikleri ortadan kaldırmadaki başarısızlığını sorumlu tutuyorlar.

Last Update: 2012-04-07
Usage Frequency: 1
Quality:

English

bih, montenegro and serbia have trade and current account imbalances that need to be tackled.

Turkish

bh, karadağ ve sırbistan'da çözümlenmesi gereken ticaret ve cari hesap dengesizlikleri mevcut.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

that is because of two main structural problems: low international competitiveness and fiscal imbalances.

Turkish

bunun ardında, iki ana yapısal sorun yatıyor: uluslararası rekabet gücünün düşüklüğü ve mali dengesizlikler.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 2
Quality:

English

by reducing regional imbalances people benefit on both sides of a border and the regions become stronger overall.

Turkish

bölgesel dengesizliklerin azaltılması suretiyle, bir sınırın ve bölgelerin her iki tarafındaki insanlar genel olarak daha çok güçlenecektir.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

pagu explained, however, that the situation has not been hopeful even when there is legislation that addresses gender imbalances.

Turkish

ancak pagu, cinsiyet eşitsizliklerini ele alan bir yasa olduğu zaman bile durumun umut verici olmadığını belirtti.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

"we are expecting a hit but we are in a better position than in 2008; the economy has less imbalances than in 2008.

Turkish

"bu durumun bize de bazı yansımaları olacağını tahmin ediyoruz, ama 2008 yılına göre çok daha iyi durumdayız.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

English

the european commission will be taking a close look at bulgaria, to determine whether it is facing risky macro-economic imbalances.

Turkish

avrupa komisyonu, bulgaristan'ın riskli makroekonomik dengesizliklerle karşı karşıya olup olmadığını belirlemek için ülkeyi daha yakın incelemeye alacak.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

in an official statement, fund analysts pointed to widening macroeconomic imbalances, which they said are jeopardising the country's earlier achievements.

Turkish

yapılan resmi açıklamada fon analistleri, ülkenin daha önceki başarılarını tehlikeye atan genişleyen makroekonomik dengesizliklere işaret ettiler.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 2
Quality:

English

highlighting the significant improvement in external imbalances, the brief points out that the current account deficit remains high and turkey remains dependent on short-term financing.

Turkish

dış dengesizliklerde yaşanan önemli iyileşmeye vurgu yapılan bilgi notunda cari açığın hâlâ yüksek düzeylerde seyrettiği ve türkiye’nin kısa vadeli finansmana olan bağımlılığının sürdüğüne dikkat çekiliyor.

Last Update: 2017-04-27
Usage Frequency: 1
Quality:

English

weak international competitiveness and fiscal imbalances have hampered greece's ability to capitalise on of the market climate generated by the olympics, while spiraling costs have drained the national budget.

Turkish

zayıf uluslararası rekabet gücü ve mali dengesizlikler yunanistan’ın olimpiyatların meydana getirdiği pazar atmosferini kazanca çevirmesine engel olurken, giderek artan masraflar ulusal bütçeyi tüketmiş bulunuyor.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

this trade, illegal since it was outlawed by the qing dynasty in 1729, helped reverse the trade imbalances resulting from the british imports of tea, which saw large outflows of silver from britain to china.

Turkish

qing hanedanı'nın 1729 yılında koyduğu yasaktan dolayı yasadışı olan bu ticaret, britanya'dan Çin'e büyük miktarda gümüş akmasını sağlayan çay ithalatını dengelemekteydi.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

highlighting the significant improvement in external imbalances in 2012, the brief nonetheless points to turkey's external financing needs as a key vulnerability and underlines that recent global trends may limit the room for the central bank to further support the economy.

Turkish

dış dengesizliklerde 2012 yılında yaşanan önemli iyileşmelerin vurgulandığı bilgi notunda, türkiye’nin dış finansman ihtiyaçları kilit bir kırılganlık olarak belirtiliyor ve son ekonomik eğilimlerin merkez bankası’nın ekonomiyi daha fazla destekleme olanağını sınırlandırabileceğinin altı çiziliyor.

Last Update: 2017-04-27
Usage Frequency: 1
Quality:

English

economic imbalances are widening and could potentially jeopardise serbia-montenegro's economic achievements so far, an imf delegation has warned, calling on authorities to speed up the privatisation process.

Turkish

ekonomik dengesizliklerin genişlediği ve sırbistan-karadağ'ın bugüne kadar kaydettiği ilerlemeyi tehlikeye atabileceği yönünde uyarıda bulunan imf heyeti, yetkili makamları özelleştirme sürecini hızlandırmaya çağırdı.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

c/feeding strategies vary widely between trainers and derive from tradition, personal preference, local availability of feed and economic factors. when a diet is grain based (‘straights’), a ‘balancer’ (concentrated source of protein/vitamins/minerals) is usually fed to ensure that nutritional imbalances do not arise.

Turkish

c/yemleme stratejileri eğitmenler arasında büyük farklılıklar gösterir ve geleneklerden, kişisel tercihlerden, yemin yerel mevcudiyetinden ve ekonomik faktörlerden kaynaklanır. bir diyet tahıl bazlı olduğunda ('düz'), beslenme dengesizliklerinin ortaya çıkmamasını sağlamak için genellikle bir 'dengeleyici' (konsantre protein/vitamin/mineral kaynağı) beslenir.

Last Update: 2024-03-18
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
10,198,926,466 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK