From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.
and they share a lengthy land border.
ve bu ikisi çok uzun bir kara sınırını paylaşıyorlar.
Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:
in the daytime, you have lengthy work to do.
halbuki gündüz seni meşgul edecek yığınla iş vardır.
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
jaka was arrested in september following a lengthy investigation.
jaka, uzun süren bir soruÅturma sonrasında eylül ayında tutuklanmıÅtı.
Last Update: 2012-04-07
Usage Frequency: 1
Quality:
in serbia, adoption requires a lengthy procedure and extensive paperwork.
sırbistan'da evlat edinmek için uzun bir prosedür ve ayrıntılı evrak işleri gerekiyor.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 2
Quality:
in november of that year, the bridge fell after a lengthy onslaught by croat gunners.
köprü, aynı yılın kasım ayında hırvat topçularının uzun süreli ateşi sonrasında yıkıldı.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
"last year the ombudsman's office received complaints mostly of lengthy trials.
memeti, "geçtiğimiz yıl ombudsmanlığa çoğunlukla uzun süren davalarla ilgili şikayetler geldi.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 2
Quality:
Warning: Contains invisible HTML formatting
several have been deported while the others remain in bih until their lengthy appeal procedures conclude.
Çok sayıda kişi sınır dışı edilirken, diğerleri uzun temyiz işlemleri sonuçlanana kadar bh'de kalacaklar.
Last Update: 2013-01-21
Usage Frequency: 1
Quality:
bulgaria claims that the problems leading to lengthy judicial proceedings have been resolved through new laws and organisational measures.
bulgaristan, uzun süren adli işlemlere yol açan sorunların, yeni yasalar ve örgütsel tedbirlerle çözüldüğünü iddia ediyor.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
while acknowledging judicial reforms and new legislation, barroso said corruption cases were often subject to lengthy delays.
yargı reformları ve yeni mevzuatı kabul etmekle birlikte barroso, yolsuzluk davalarının çoğu zaman uzun gecikmelere tabi olduğunu söyledi.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
it also marked the end of a lengthy hiatus of high-level official contacts between the two foreign ministries.
buluşma ayrıca, iki dışişleri bakanlığı arasındaki üst düzey resmi temaslarda uzun zamandır yaşanan bir kopukluğa da son verdi.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
a greek court has convicted 15 of the 19 accused members of the november 17 terror group as the lengthy trial entered its final phase.
yunan mahkemesi, uzun süredir devam eden davanın son safhasına girmesiyle, 17 kasım terör örgütünün 19 sanık üyesinden 15'ini cezaya çarptırdı.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
in zagreb, teacher josip sabic, 49, said he hoped washington would help croatia wrap up the lengthy eu accession process.
sorularımızı yanıtlayan 49 yaşındaki zagrepli öğretmen josip sabiç, washington'un hırvatistan'ın uzun süredir devam eden ab'ye katılım sürecinin sonuçlandırılmasına yardım etmesini umuyor: "bunu çok uzun zamandır bekliyoruz.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
Warning: Contains invisible HTML formatting
and when we show favor to man, he turns aside and withdraws himself; and when evil touches him, he makes lengthy supplications.
biz insana bir nimet verdiğimiz zaman o yüz çevirir, yan çizer. ona bir kötülük dokunduğu zaman da uzun uzun yalvarır.
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
annan presented his latest version of the plan last week, after lengthy un-brokered talks between the greek cypriot and turkish cypriot leaders.
annan, planının son halini, kıbrıs rum ve kıbrıs türk liderleri arasında bm aracılığında gerçekleştirilen uzun müzakereler sonrasında sundu.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
strict labour regulations and lengthy administrative procedures serve as further disincentives for employers to register their workers, according to the oecd. [file]
agİt’e göre, katı iş yasaları ve fazlasıyla uzun idari prosedürler de işverenleri, çalışanlarını kayıt altına almamaya yöneltiyor. [arşiv]
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
during the lengthy discussion at the party congress, the two factions demonstrated a clear distinction between their visions of the future. [andrija ilic]
parti kongresinde gerçekleşen uzun tartışmalar sonrasında iki grup, geleceğe yönelik vizyonlarında net bir farklılık olduğunu ortaya koydu. [andrija iliç]
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
although the accession process will be a lengthy one, turkey's membership overlaps with the eu's basic interests, d'alema said.
bakan, üyelik süreci uzun olsa da, türkiye'nin üyeliğinin ab'nin temel çıkarlarıyla örtüştüğünü ifade etti.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
following publication of his book, "the secrets of the gangsters", tsankov gave two lengthy interviews in november for nova television's tabloid show "goreshto" [hot].
"gangsterlerin sırları" adlı kitabının yayınlanmasından sonra tsankov, kasım ayında nova televizyonunun tabloid programı "goreshto"ya [sıcak] iki uzun röportaj verdi.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
Warning: Contains invisible HTML formatting