From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.
acab andò a mangiare e a bere. elia si recò alla cima del carmelo; gettatosi a terra, pose la faccia tra le proprie ginocchia
ahav yiyip içmek üzere oradan ayrılınca, İlyas karmel dağının tepesine çıktı. yere kapanarak başını dizlerinin arasına koydu.
elia aggiunse al popolo: «sono rimasto solo, come profeta del signore, mentre i profeti di baal sono quattrocentocinquanta
İlyas konuşmasını şöyle sürdürdü: ‹‹rabbin peygamberi olarak sadece ben kaldım. ama baalın dört yüz elli peygamberi var.
allora gli chiesero: «che cosa dunque? sei elia?». rispose: «non lo sono». «sei tu il profeta?». rispose: «no»
onlar da kendisine, ‹‹Öyleyse sen kimsin? İlyas mısın?›› diye sordular. o da, ‹‹değilim›› dedi. ‹‹sen beklediğimiz peygamber misin?›› sorusuna, ‹‹hayır›› yanıtını verdi.