Results for sorgere translation from Italian to Turkish

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Italian

Turkish

Info

Italian

azimut al sorgere:

Turkish

yükselme anında güney açısı:

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

dal sorgere del sole al suo tramonto sia lodato il nome del signore

Turkish

rabbin adına övgüler sunulmalı!

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

È allah che vi ha fatto sorgere dalla terra come piante.

Turkish

"allah sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir."

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Italian

mostra l' ora del sorgere dell' oggetto evidenziato per la data selezionata.

Turkish

vurgulanmış nesnenin seçilen tarihte ufuktan doğduğu zamanı gösterir.

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

allora il signore fece sorgere dei giudici, che li liberavano dalle mani di quelli che li spogliavano

Turkish

sonra rab onları yağmacıların elinden kurtaran hakimler çıkardı.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

può sorgere la domanda se i programmi valutati più di frequente siano effettivamente migliori rispetto a quelli valutati meno frequentemente.

Turkish

daha sık değerlendirilen programların daha az değerlendirilenlere kıyasla daha “iyi” olup olmadığı sorusu sorulabilir.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

e abramo: “allah fa sorgere il sole da oriente, fallo nascere da occidente”.

Turkish

(o zaman) İbrahim: "Şüphe yok, allah güneş'i doğudan getirir, (hadi) sen de onu batıdan getir" deyince, o inkarcı böylece afallayıp kalmıştı.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Italian

il consumo di cannabis fa sorgere una serie complessa di problemi in materia di stupefacenti, salute pubblica e politiche sociali in europa.

Turkish

esrar kullanımı avrupa’da uyuşturucu, halk sağlığı ve sosyal politika için karmaşık bir dizi soruna yol açmaktadır.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

dice infatti la scrittura al faraone: ti ho fatto sorgere per manifestare in te la mia potenza e perché il mio nome sia proclamato in tutta la terra

Turkish

tanrı kutsal yazıda firavuna şöyle diyor: ‹‹gücümü senin aracılığınla göstermek ve adımı bütün dünyada duyurmak için seni yükselttim.››

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

egli è quel mosè che disse ai figli d'israele: dio vi farà sorgere un profeta tra i vostri fratelli, al pari di me

Turkish

İsrailoğullarına, ‹tanrı size kendi kardeşlerinizin arasından benim gibi bir peygamber çıkaracak› diyen musa odur.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

perché siate figli del padre vostro celeste, che fa sorgere il suo sole sopra i malvagi e sopra i buoni, e fa piovere sopra i giusti e sopra gli ingiusti

Turkish

Öyle ki, göklerdeki babanızın oğulları olasınız. Çünkü o, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

questa situazione fa sorgere dubbi anche sull’indipendenza, la qualità, l’accessibilità e il livello dei servizi sanitari forniti.

Turkish

emcdda’nın çalışmalarından ortaya çıkan bir mesaj da, hiv ve diğer hastalıklar için test ve danışmanlığın da dahil olduğu, düzenli gönüllü tıbbi muayenenin, enjekte eden uyuşturucu kullanıcılarına sunulmak için bilhassa uygun bir hizmet olduğu yönündedir.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

al settimo giorno essi si alzarono al sorgere dell'aurora e girarono intorno alla città in questo modo per sette volte; soltanto in quel giorno fecero sette volte il giro intorno alla città

Turkish

yedinci gün erkenden, şafak sökerken kalkıp kentin çevresini aynı şekilde yedi kez dolandılar. kentin çevresini yalnız o gün yedi kez dolandılar.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

al tempo di questi re, il dio del cielo farà sorgere un regno che non sarà mai distrutto e non sarà trasmesso ad altro popolo: stritolerà e annienterà tutti gli altri regni, mentre esso durerà per sempre

Turkish

‹‹bu krallar döneminde göklerin tanrısı hiç yıkılmayacak, başka halkın eline geçmeyecek bir krallık kuracak. bu krallık önceki krallıkları ezip yok edecek, kendisiyse sonsuza dek sürecek.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

il giorno in cui sorgerà l'ora, [sarà detto]: “introducete la gente di faraone nel più severo dei castighi!”.

Turkish

dünyanın son gününde ise: "firavun'un taraftarlarını azabın en çetinine sokun."

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Get a better translation with
10,209,221,025 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK