From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.
domovi se ukrašavaju badnjakom i porodica se okuplja za trpezom.
evler, beyaz meşe dalları ile süslenir ve tüm aile, yemek masası etrafında toplanır.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
a ovo ne razume niko od onih to sedjahu za trpezom zato mu reèe.
sofrada oturanların hiçbiri, İsanın ona bu sözleri neden söylediğini anlamadı.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
porodice su se sutradan okupile za trpezom za ručak, uživajući u hrani i razgovoru.
ertesi gün öğle yemeğinde biraraya gelen aileler, birikte yemek yiyip sohbet etmenin keyfini çıkardılar.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
za trpezom mora da ima sedam, devet ili jedanaest jela, sa upaljenom svećom u sredini.
tören sofrasında, ortada yanan bir mumla yedi, dokuz veya on bir yemek olması gerekiyor.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
deda i unuk idu prema džamiji, gde će se pomoliti, a zatim završiti dan iftarskom trpezom.
namaz kılıp oruç açarak günü bitirmek için camiye gidiyorlar.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
bugari se još uvek drže zahteva da nijedno jelo za trpezom na badnje veče ne sme da sadrži meso ili životinjske sastojke.
bulgarlar, noel arifesinde akşam sofrasındaki yemeklerin hiçbirinde et veya hayvan ürünleri olmaması şartına hala sıkı sıkıya bağlılar.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
posle pojave prvih zvezda na nebu, najstarija osoba u porodici pali tamjan za trpezom i u svim prostorijama u kući.
gökyüzünde ilk yıldızlar belirmeye başladıktan sonra, ailenin en büyüğü sofranın üzerine ve evin bütün odalarına esans serper.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
za bugare, božićne proslave počinju na badnje veče, kada se cela porodica okuplja za trpezom radi svečane večere.
bulgarlar için, noel kutlamaları bütün ailenin akşam ziyafeti için sofrada bir araya geldiği noel arifesinde (budni vecher) başlıyor.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
a kad èu to neki od onih to sedjahu s njim za trpezom reèe mu: blago onome koji jede hleba u carstvu boijem!
sofrada oturanlardan biri bunu duyunca İsaya, ‹‹tanrının egemenliğinde yemek yiyecek olana ne mutlu!›› dedi.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
jer koji je veæi, koji sedi za trpezom ili koji slui? nije li onaj koji sedi za trpezom? a ja sam medju vama kao sluga.
hangisi daha büyük, sofrada oturan mı, hizmet eden mi? sofrada oturan değil mi? oysa ben aranızda hizmet eden biri gibi oldum.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
i kad bee on u vitaniji u kuæi simona gubavog i sedjae za trpezom, dodje ena sa sklenicom mnogocenoga mira èistog nardovog, i razbivi sklenicu izlivae mu na glavu.
İsa beytanyada cüzamlı simunun evinde sofrada otururken yanına bir kadın geldi. kadın kaymaktaşından bir kap içinde çok değerli, saf hintsümbülü yağı getirmişti. kabı kırarak yağı onun başına döktü.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
a najposle, javi se kad njih jedanaestorica behu za trpezom, i prekori ih za njihovo neverje i tvrdju srca to ne verovae onima koji su ga videli da je ustao;
İsa daha sonra, sofrada otururlarken onbirlere göründü. onları imansızlıklarından ve yüreklerinin duygusuzluğundan ötürü azarladı. Çünkü kendisini diri görenlere inanmamışlardı.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
sve se to može jesti u sopstvenoj kući, ali je mnogo ukusnije kada smo svi za trpezom, bogati i siromašni, porodica i susedi“, kaže emina husić.
bunları evde yemek de mümkün elbette, ama zengin ve fakirin, ailelerin ve komşuların bir araya geldiği sofralarda yenilen yemeğin tadı bir başka oluyor," diyor emina husiç.
Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:
Warning: Contains invisible HTML formatting
nego kad te ko pozove, doavi sedi na poslednje mesto, da ti kae kad dodje onaj koji te pozva: prijatelju! pomakni se vie; tada æe tebi biti èast pred onima koji sede s tobom za trpezom.
bir yere çağrıldığın zaman git, en arkada otur. Öyle ki, seni çağıran gelince, ‹arkadaşım, daha öne buyurmaz mısın?› desin. o zaman seninle birlikte sofrada oturan herkesin önünde onurlandırılmış olursun.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality: