Results for pared translation from Spanish to Turkish

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Spanish

Turkish

Info

Spanish

pared

Turkish

duvar

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 3
Quality:

Spanish

pared decorativa

Turkish

dekoratif duvar

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 2
Quality:

Spanish

hay un mapa en la pared.

Turkish

duvarda bir harita var.

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

esta pared es más alta que esa.

Turkish

bu duvar o duvardan daha uzundur.

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

red - enchufe de pared rj45stencils

Turkish

network - rj45 wall- plugstencils

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 2
Quality:

Spanish

pared de piedra 2 por tigertcomment

Turkish

tigert tarafından oluşturulan stonewall 2comment

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 2
Quality:

Spanish

entonces ezequías volvió su cara hacia la pared y oró a jehovah

Turkish

hizkiya yüzünü duvara dönüp rabbe yalvardı:

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

entonces él volvió su cara hacia la pared y oró a jehovah diciendo

Turkish

hizkiya yüzünü duvara dönüp rabbe yalvardı:

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

entonces me llevó a la entrada del atrio. luego miré, y he aquí, un agujero en la pared

Turkish

beni avlunun giriş bölümüne getirdi. baktım, duvarda bir delik gördüm.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

el espesor de la pared exterior de los cuartos era de 5 codos, y quedaba un espacio libre entre los cuartos del templo

Turkish

yan odaların dış duvarının kalınlığı beş arşındı. tapınağın yan odaları ile kâhin odaları arasındaki açık alanın genişliği tapınak çevresi boyunca yirmi arşındı.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

desde el suelo hasta encima de la entrada, y por toda la pared del templo, había grabados de querubines y de palmeras

Turkish

tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

separación de una materia sólida de una materia líquida o gaseosa mediante un filtro (una pared de separación porosa).

Turkish

katı bir maddenin sıvı bir maddeden ya da bir gazdan, bir filtre (süzgeç) (gözenekli ayırma duvarı) yardımıyla ayrılmasıdır.

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 2
Quality:

Spanish

el edificio que estaba al frente del área reservada en el lado occidental tenía 70 codos, y la pared de alrededor del edificio tenía 5 codos de espesor y 90 codos de largo

Turkish

tapınağın batısında açık alana bakan bir yapı vardı. genişliği yetmiş arşındı; duvarının kalınlığı her yandan beş arşın, uzunluğu doksan arşındı.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

entré y miré, y he allí toda clase de figuras de reptiles y de cuadrúpedos detestables. todos los ídolos de la casa de israel estaban grabados alrededor, en la pared

Turkish

böylece içeriye girip baktım. duvarın her yanına çeşit çeşit sürüngen, iğrenç hayvan şekilleri ve İsrail halkının bütün putları oyulmuştu.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

en aquella misma hora aparecieron los dedos de una mano de hombre, y escribían delante del candelabro, sobre el yeso de la pared del palacio real. y el rey veía la mano que escribía

Turkish

ansızın bir insan elinin parmakları belirdi, kandilliğin yanındaki saray duvarının sıvası üzerine yazmaya başladı. kral yazan eli gördü,

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

a medida que se subía, la galería superior era más amplia, porque arriba había mayor espacio debido al angostamiento de la pared del edificio. de la galería inferior se subía a la superior por la intermedia

Turkish

tapınağın çevresindeki yan odalar yukarı kata doğru çıktıkça genişliyordu. tapınağın çevresindeki yapının yukarıya çıkan bir merdiveni vardı. yukarıya doğru çıkıldıkça yan odalar genişliyordu. merdivenle alt kattan orta kata, oradan da üst kata çıkılıyordu.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

las alas de los querubines eran de 20 codos de largo. el ala del uno tenía 5 codos y llegaba hasta una pared de la sala; y la otra ala, de 5 codos, tocaba el ala del otro querubín

Turkish

keruvların kanatlarının uzunluğu yirmi arşındı. keruvlardan birinin kanadı beş arşındı ve tapınağın duvarına erişiyordu. Öbür kanat da beş arşındı ve öteki keruvun kanadına değiyordu.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

como solía, el rey se sentó en su silla, la silla junto a la pared. jonatán se levantó, y abner se sentó al lado de saúl; pero el lugar de david quedó vacío

Turkish

her zamanki gibi duvarın yanındaki yerine oturmuştu. yonatan karşısında, avner de yanında yerlerini aldılar. davutun yeriyse boş kaldı.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Spanish

las paredes de al zaytoun están cubiertas con jardines verticales cercados por luminosos marcos, murales de viajes en barco al atardecer e imágenes de lianas que se enrollan alrededor de las esquinas de los edificios.

Turkish

el zeytin'in duvarları parlak çerçeveli dik bahçeler, gün batımında tekne resimleri ve binaların kenarlarına değin uzayan sarmaşık çizimleriyle kaplı.

Last Update: 2016-02-24
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
10,283,417,979 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK