Ask Google

Results for olağanüstü translation from Turkish to Czech

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

Czech

Info

Turkish

Tüm bölge olağanüstü biçimde kuşatılmıştı.

Czech

A když přikrylo lotosový strom to, co jej krylo,

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Tüm bölge olağanüstü biçimde kuşatılmıştı.

Czech

Strom když pak krylo to, co krylo jej,

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Yıldızı gördüklerinde olağanüstü bir sevinç duydular.

Czech

A uzřevše hvězdu, zradovali se radostí velmi velikou.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Kendimizi olağanüstü olaylara karşı nasıl koruyacağız?

Czech

Jak se budeme chránit před extrémními událostmi?Studie EEA zaměřené na krajinný pokryv ukazují, že v pobřežních oblastech se nejvíce staví.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.

Czech

A divy veliké činil Bůh skrze ruce Pavlovy,

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Tanrının size bağışladığı olağanüstü lütuftan dolayı sizler için dua ediyor, sizi özlüyorlar.

Czech

A modlí se za vás ti, kteříž vás převelice milují pro vyvýšenou milost Boží v vás.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

‹‹Sende ilahların ruhu bulunduğunu, kavrayış, sağduyu ve olağanüstü bilgelikle donanmış olduğunu duydum.

Czech

Slyšel jsem zajisté o tobě, že duch bohů svatých jest v tobě, a osvícení i rozumnost a moudrost znamenitá nalezena jest v tobě.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

‹‹Şimdi olduğunuz yerde durun ve RABbin gözlerinizin önünde yapacağı şu olağanüstü olayı görün.

Czech

Ještě se teď pozastavte, a vizte věc tuto velikou, kterouž učiní Hospodin před očima vašima.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Yerliler bize olağanüstü bir yakınlık gösterdiler. Hava yağışlı ve soğuk olduğu için ateş yakıp hepimizi dostça karşıladılar.

Czech

Lidé pak toho ostrova velikou přívětivost k nám ukázali. Nebo zapálivše hranici drev, přijali nás všecky, pro déšť, kterýž v tu chvíli byl, a pro zimu.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Şiddetli depremler, yer yer kıtlıklar ve salgın hastalıklar, korkunç olaylar ve gökte olağanüstü belirtiler olacak.

Czech

A země třesení veliká budou po místech, a hladové, a morové, hrůzy i zázrakové s nebe velicí.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Kendisinde bulunan olağanüstü ruh sayesinde Daniel öbür bakanlarla satraplardan üstün olduğundan, kral onu bütün ülkenin başına atamayı tasarlıyordu.

Czech

Tedy Daniel převyšoval ty hejtmany a úředníky, proto že duch znamenitější v něm byl. Pročež král myslil ustanoviti jej nade vším královstvím.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

‹‹Ey kral, düşünde önünde duran büyük bir heykel gördün. Çok büyük ve olağanüstü parlaktı, görünüşü ürkütücüydü.

Czech

Ty králi, viděl jsi, a aj, obraz nějaký veliký, (obraz ten byl znamenitý a blesk jeho náramný), stál naproti tobě, kterýž na pohledění byl hrozný.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bununla birlikte, genel olarak Avrupa’da, bu gibi sorunlara eğilmek için olağanüstü çabalar gösterilmiş ve somut ilerlemeler kaydedilmiştir.

Czech

V celé Evropě však bylo řešení tohoto typu problémů věnováno nesmírné úsilí a bylo dosaženo značného pokroku.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Gökte olağanüstü bir belirti, güneşe sarınmış bir kadın göründü. Ay ayaklarının altındaydı, başında on iki yıldızdan oluşan bir taç vardı.

Czech

I ukázal se div veliký na nebi: Žena oděná sluncem,pod jejímiž nohama byl měsíc a na jejíž hlavě byla koruna dvanácti hvězd.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Olağanüstü batarya ömrü sayesinde gerek evde ve işte gerekse yolculukta bağlantıda kalabilirsiniz.Nokia E52 ile daha fazlasını başarın. Olağanüstü batarya ömrü sayesinde gerek evde ve işte gerekse yolculukta bağlantıda kalabilirsiniz.

Czech

Výjimečná provozní doba baterie znamená, že můžete doma, v práci i na cestách zůstat ve spojení.S přístrojem Nokia E52 zvládnete více. Výjimečná provozní doba baterie znamená, že můžete doma, v práci i na cestách zůstat ve spojení.

Last Update: 2011-03-17
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Avrupa Parlamentosu, Üyelerinin çoğunluğunun talebi üzerine ya da Bakanlar Konseyi’nin veya Komisyon’un talebi üzerine, olağanüstü kısım oturumu için bir arayagelebilir.

Czech

Evropskýsoudní dvůr přijme svůj jednací řád. Tento jednací řád podléhá souhlasu Radyministrů.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: "Bu Rabbimin fazlındandır, O'na şükredecek miyim, yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti).

Czech

A když uviděl Šalomoun trůn postavený před sebou, pravil: "Toto pochází z laskavosti Pána mého, aby mne vyzkoušel, jsem-li vděčný či nevděčný.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT
Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve: "Allah'ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir" dediler.

Czech

A když jej spatřily, nadchly se jím tak, že až ruce své si pořezaly a vykřikly: "Chraň nás Bůh; to smrtelník věru nemůže být ani, to anděl jest vznešený!"

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT
Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve: "Allah'ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir" dediler.

Czech

To není člověk: toť sám anděl jest ušlechtilý!“

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT
Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: "Bu Rabbimin fazlındandır, O'na şükredecek miyim, yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti). Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim nankörlük ederse, gerçekten benim Rabbim Gani (hiçbir şeye ve kimseye ihtiyacı olmayan)dır, Kerim olandır.

Czech

Řekl ten, jenž měl znalost Knihy: „Já přinesu ti jej dříve, než v mrknutí setkají a rozevřou se víčka tvá.“ A když (Šalamoun) viděl trůn postavený před sebou, řekl: „Totoť jest z milosti Pána mého, aby vyzkoušel mne, jsem-li vděčný, aneb vzdorný: a kdo jest vděčný, jest jím ve prospěch vlastní duše. a kdo jest vzdorný — však Pán můj (dost) bohatý jest a štědrý!“

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT
Warning: Contains invisible HTML formatting

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK