From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.
eğer yakın bir yarar ve orta bir sefer olsaydı, onlar mutlaka seni izlerlerdi. ama zorluk onlara uzak geldi.
s'il s'était agi d'un profit facile ou d'un court voyage, ils t'auraient suivi; mais la distance leur parut longue.
allah'a ve peygamberine bağlı kaldıkça zayıflara, hastalara ve sefer levazımını tedarike kudreti yetmeyenlere bir suç yok.
nul grief sur les faibles, ni sur les malades, ni sur ceux qui ne trouvent pas de quoi dépenser (pour la cause d'allah), s'ils sont sincères envers allah et son messager.
fiyatların yükselmesi ve o limana sefer yapan üç şirketin fiyatlarının eşitlenmesi,üç şirket arasında planlanmış ortak bir davranışın varlığına işaret ediyor.
transport maritime se soient entendues pour procéder à cette hausse et à cet alignement tarifaire afin de neutraliser le jeu de la concurrence et de réaliser desprofits au détriment des voyageurs qui n’ont pas d’autre choix pour gagner l’île enquestion.
yahut geri döndürülmemiz imkânı olur mu ki bu sefer yaptığımız kötü işlerin yerine güzel güzel işler yapabilelim?”muhakkak ki onlar, kendilerini hüsrana uğrattılar.
ou pourrons-nous être renvoyés [sur terre], afin que nous œuvrions autrement que ce que nous faisions auparavant?»
dahaönce, benzer bir olay, İtalya ile yunanistan arasında sefer yapan denizyolu şirketlerinde ortaya çıkmış ve komisyon, olaya karışan denizyolu şirketlerini para cezasına çarptırmıştır.
la commission a sanctionné les entreprises de transport et a infligé une amende.
ateşte olanlar bu sefer, cehennem bekçilerine: “ne olur, rabbinize bizim için yalvarın. bir gün olsun, azabımızı hafifletsin!” derler.
et ceux qui seront dans le feu diront aux gardiens de l'enfer: «priez votre seigneur de nous alléger un jour de [notre] supplice».