Réalisées par des traducteurs professionnels, des entreprises, des pages web ou traductions disponibles gratuitement.
dividing head
bölüm aynası, divizör
Dernière mise à jour : 2017-02-14
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
dividing lines
kayıt bölücüleri
Dernière mise à jour : 2017-02-14
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
dividing the gathering.
bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara.
Dernière mise à jour : 2014-07-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
they connect people rather than dividing them.
İnsanları bölmektense birbirlerine bağlarlar.
Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
with regard to the biogeographic question, the earth is dividing.
biyojeografik sorunsal bağlamında, dünya bölünüyor.
Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
small changes have been made in merging and dividing between the volumes.
hacimler arasında birleştirme ve bölme şeklinde küçük değişiklikler yapılmıştır.
Dernière mise à jour : 2016-11-12
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
five months later theodosius died, dividing his empire between his two sons.
theodosius, imparatorluğu iki oğlu arasında böldükten bir yıl sonra öldü.
Dernière mise à jour : 2016-03-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
dividing up serbia-montenegro's army: montenegro's perspective
sırbistan-karadağ ordusunun bölünmesi: karadağ'ın bakış açısı
Dernière mise à jour : 2016-01-20
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
alexander ivanko, spokesman for unmik, said the mission opposed dividing kosovo.
unmik sözcüsü alexander ivanko, misyonun kosova'nın bölünmesine karşı olduğunu söyledi.
Dernière mise à jour : 2016-01-20
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
chinard made only infrequent trips to paris, dividing his time between lyon and italy.
chinard paris'e çok az sayıda ziyaret yapmış, zamanını genellikle lyon ve İtalya arasında bölmüştür.
Dernière mise à jour : 2016-03-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
cytotoxic drugs inhibit the immune response by killing dividing cells such as activated t cells.
sitotoksik ilaçlar etkin t hücreleri gibi bölünen hücreleri öldürerek bağışıklık yanıtını engellerler.
Dernière mise à jour : 2016-03-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
what's the dividing line between when that is lifelike and when it really is alive?
yaşam benzeri ve yaşayanı ayırt eden çizgi nedir?
Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
dividing formula_27 by their greatest common divisor is a way to improve the running time.
dividing formula_17 by their greatest common divisor is an obvious way to improve the running time.
Dernière mise à jour : 2016-03-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
after montenegro chose independence in the 21 may referendum, the two states launched negotiations on dividing military property.
karadağ'ın 21 mayıs referandumunda bağımsızlığı seçmesi sonrasında, iki devlet askeri varlıkların bölünmesi konulu müzakereleri başlattılar.
Dernière mise à jour : 2016-01-20
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
many of the original owners have died and left the land to their children, dividing up the parcels into hundreds of smaller parcels.
asıl mülk sahiplerinin çoğu ölüp arsalar çocuklarına kalınca, mevcut parseller yüzlerce küçük parçaya bölünmüş.
Dernière mise à jour : 2016-01-20
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
" klee was still dividing his time with music, playing the violin in an orchestra and writing concert and theater reviews.
klee, o dönemde hala müziğe zaman ayırıyor, bir orkestrada keman çalıyor ve konser/tiyatro yorumları yazıyordu.
Dernière mise à jour : 2016-03-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
Avertissement : un formatage HTML invisible est présent
and i think if you start a business without financial backing, you're likely to go the wrong side of that dividing line.
ve finansal destek olmadan bir işe başlarsan, büyük ihtimalle o ince ayrımın kötü tarafına gidiyorsun.
Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
i had an office in those days which bordered a slum, an urban slum, so there was a dividing wall between our office and the urban slum.
o zamanlar bir ofisim vardı, bir gecekondu mahallesinin sınırındaydı, yani ofisi ve şehirdeki bu gecekondu mahallesini ayıran bir duvar vardı.
Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
in the words of richard nelson frye:only in modern times did western colonial intervention and ethnicity tend to become a dividing force between the provinces of greater iran.
richard nelson frye:yalnızca modern dönemlerin batı kolonici müdahalesi ve etnisite eğilimi büyük İran’ı ayıracak bir güç haline geldi.
Dernière mise à jour : 2016-03-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
meaning that you have muscle cells, but they're not dividing, so it doesn't seem like a good target for cancer to hijack.
yani kas hücreleri var; ancak bölünmüyorlar. dolayısıyla kanserin dişini geçirebileceği bir hedef değil.
Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :