Demander à Google

Vous avez cherché: durdurabilir (Turc - Anglais)

Contributions humaines

Réalisées par des traducteurs professionnels, des entreprises, des pages web ou traductions disponibles gratuitement.

Ajouter une traduction

Turc

Anglais

Infos

Turc

Bu-- biraz durdurabilir misin?

Anglais

Is that -- could you still pause on that one actually, for a minute?

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Peki biz bunu durdurabilir miyiz? ve nasıl?

Anglais

Can we stop this, and how?

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Tüpleri çok sıkarak durdurabilir , veya tamamen açabilirsiniz

Anglais

And they can pinch them very tight and stop it, or you can have them wide open.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Ve bunu durdurabilir ve ileri ve geri adım atarak farklı aşamalara bakabilirsiniz.

Anglais

And you can pause it and step back and forth and see different phases.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Bir editör, “Saldırganlara bir çift sözüm var: bizi ne durdurabilir ne korkutabilirler.

Anglais

"I have a message for the attackers," said one editor. "They cannot stop or intimidate us.

Dernière mise à jour : 2016-01-20
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Avertissement : un formatage HTML invisible est présent

Turc

Çeşitli mutasyonlar bir genin başarılı bir çekilde okunması veya çevrlimesini durdurabilir, bu mutasyonlar bir toplulukta yerleşirse bir gen işlevsizleşebilir veya etkinsizleşebilir.

Anglais

Various mutations can stop a gene from being successfully transcribed or translated, and a gene may become nonfunctional or deactivated if such a mutation becomes fixed in the population.

Dernière mise à jour : 2016-03-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Bu yasal ve şeffaf diyalog ortamını sağlayabilirsek, ne yazık ki şu anda kusursuz biçimde ve çoklu etnik yollardan işleyen yasadışı ve suça yönelik bağlantıları durdurabiliriz.

Anglais

If we establish this legal and transparent communication, we could work together to stop illegal and criminal communication that is, unfortunately, functioning perfectly and in a very multiethnic way.

Dernière mise à jour : 2016-01-20
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Gezegenin %50'siyle çarpışan açık denizleri durdurabiliriz.

Anglais

We can stop the collision course of 50 percent of the planet with the high seas.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Eğer tabukların nasıl kanat geliştirdiklerini öğrenebilirsek ve hücrelerin farklılaşmasını sağlayan programı öğrenebilirsek yapabileceğimiz şeylerden biri, değişmeyen hücreleri, siz onları kanser olarak biliyorsunuz, durdurabiliriz ve öğrenebileceğimiz şeylerden biri kemikleri, mideyi, deriyi, pankreası oluşturan kök hücreleri nasıl programlayabileceğimizdir.

Anglais

And in the measure that we learn how chickens grow wings, and what the program is for those cells to differentiate, one of the things we're going to be able to do is to stop undifferentiated cells, which you know as cancer, and one of the things we're going to learn how to do is how to reprogram cells like stem cells in such a way that they express bone, stomach, skin, pancreas.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Eğer doğru şeyleri yaparsak 9 milyarda durdurabiliriz.

Anglais

We can stop at nine billion if we do the right things.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.

Anglais

They can pause, repeat at their own pace, at their own time.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Ama DMCA cerrahiydi -- bilgisayarınız içine girmek istiyoruz televizyon setinizin ve oyun konsolunuzun içine girmek istiyoruz, ve böylece satın aldığınız dükkanda yapıyor dedikleri şeyleri durdurabiliriz -- PIPA va SOPA daha çok nükleer ve şöyle diyorlar: dünyadaki heryere gidip içeriği sansürlemek istiyoruz.

Anglais

But where the DMCA was surgical -- we want to go down into your computer, we want to go down into your television set, down into your game machine, and prevent it from doing what they said it would do at the store -- PIPA and SOPA are nuclear and they're saying, we want to go anywhere in the world and censor content.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Beklentilerinizi deneyimlerinizle uyarabilirsiniz. Burada arkadaşlarımla beraber yaptığım harici bir su kaynağını görüyorsunuz, -ama burada suyu damlalar halinde durdurabilir, hatta onların tümünü havada asılı tutabilirsiniz. Bu bizim lunaparklar, ve bilirsiniz işte, o çerçevedeki işler için geliştirdiğimiz bir şey.

Anglais

You can violate your expectations about experience. Here is an outside water fountain that I created with some friends of mine, but you can stop the water in drops and -- actually make all the drops levitate. This is something we're building for, you know, amusement parks and that kind of stuff.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Ve hâlâ, bu sıradışı ortamlarlar çok iyi yerler, eğer biz yer değiştiren kumları durdurabilirsek.

Anglais

And still, those extreme environments are very good places if we want to stop the shifting sands.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

[10.3.08 -- Hikaye kesiliyor] ["Şahit olmuştum ve bu resimler de benim kanıtım"] [Güney Afrika] [Şu anda bu oluyor] [Kamboçya] [Svaziland] [Her 20 saniyede bir insan ölüyor] [Tayland] [Eski bir hastalık yeni ve ölümcül forma bürünüyor] [Siberya] [Lesotho] [Tüberküloz: Yeni salgın mı?] [Hindistan] [Tüberküloz önlenebilir ve iyileştirilebilir] [Fakat uygun olmayan tedaviler yüzünden mutasyon geçiriyor] [ XDR-TB ] [İlaca aşırı dirençli tüberküloz] [Güvenli bir tedavisi yok] [Hastalar genellikle teşhisten bir kaç hafta sonra ölüyor] [49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu] [XDR-TB dünya sağlığı için önemli bir tehdit] [Aşırı yaygın] [Aşırı eziyetli] [Aşırı ıstırap. Aşırı kayıp. Aşırı acı.] [Aşırı yaygın] [Son derece önlenebilir] [XDR-TB] [Bunu şimdi durdurabiliriz] [Herkese anlatın. Hastalığı durdurun] [www.XDRTB.org adresini ziyaret edin] [www.XDRTB.org: İlacı biziz] [İlacı biziz] [BD'nin desteği ile gerçekleştirildi]

Anglais

[ 10.3.08 -- The story breaks. ] [ "I have been a witness, and these pictures are my testimony." ] [ South Africa ] [ This is happening now. ] [ Cambodia ] [ Swaziland ] [ One person dies every 20 seconds. ] [ Thailand ] [ An ancient disease is taking on a deadly new form. ] [ Siberia ] [ Lesotho ] [ Tuberculosis: the next pandemic? ] [ India ] [ TB is preventable and curable, ] [ but it is mutating due to inadequate treatment. ] [ XDR-TB: ] [ extreme drug resistant tuberculosis. ] [ There is no reliable cure. ] [ Patients often die within weeks of diagnosis. ] [ 49 countries have reported XDR-TB. ] [ XDR-TB is a critical threat to global health. ] [ Extreme outbreak. ] [ Extreme suffering. ] [ Extreme affliction. Extreme loss. Extreme pain. ] [ Extreme pandemic. ] [ Extremely preventable. ] [ XDR-TB. ] [ We can stop this now. ] [ Spread the story. Stop the disease. ] [ Go to XDRTB.org now. ] [ XDRTB.org: we are the treatment. ] [ We are the treatment. ] [ Made possible through the kind support of BD. ]

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Avertissement : un formatage HTML invisible est présent

Turc

Bu kaçağı nasıl durdurabiliriz aşaması.

Anglais

This is how to stop a runaway stage.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Fakat eğer Tanrı bunları yapabiliyor veya yapacaksa olayların akışına müdahele edip değiştirebiliyorsa o zaman kesinlikle tsunamiyi de durdurabilirdi.

Anglais

But if God can or will do these things -- intervene to change the flow of events -- then surely he could have stopped the tsunami.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Bedeniniz kendini iyileştirmek için inanılmaz bir kapasiteye sahiptir, ve bu insanların fark ettiklerinden çok daha hızlı olur, tabii eğer sorunu yaratanı durdurabilirseniz.

Anglais

Your body has a remarkable capacity to begin healing itself, and much more quickly than people had once realized, if you simply stop doing what’s causing the problem.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Ama bunu durdurabiliriz.

Anglais

But we can stop that.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Eğer birlik olmayı başarırsak, barışın üçüncü taraf ağı olarak savaşın aslanını durdurabiliriz.

Anglais

If we're able to unite our third-side webs of peace, we can even halt the lion of war.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Obtenez une traduction de meilleure qualité grâce aux
4,401,923,520 contributions humaines

Les utilisateurs demandent maintenant de l'aide :



Nous utilisons des cookies pour améliorer votre expérience utilisateur sur notre site. En poursuivant votre navigation, vous déclarez accepter leur utilisation. En savoir plus. OK