Da traduttori professionisti, imprese, pagine web e archivi di traduzione disponibili gratuitamente al pubblico.
orbiting, disappearing;
akıp akıp giderek yuvasına girenlere,
Ultimo aggiornamento 2014-07-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
handwriting is a disappearing art.
el yazısı kaybolan bir sanat.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
many forms of life are disappearing.
birçok hayat formu kayboluyor.
Ultimo aggiornamento 2014-02-01
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
small family farms were disappearing.
küçük aile çiftlikleri yok oluyorlardı.
Ultimo aggiornamento 2014-02-01
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
the ice in the arctic sea is disappearing.
arktik denizindeki buz tabakası yok oluyor.
Ultimo aggiornamento 2014-02-01
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
the traditional "gender gap" is disappearing also.
ayrıca geleneksel “cinsiyet farkı” da ortadan kalkıyor.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
Attenzione: contiene formattazione HTML nascosta
this would prevent a few files from disappearing."
bu da birkaç dosyanın ortadan yok olmasını önler."
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
Attenzione: contiene formattazione HTML nascosta
science and technology: romania's disappearing beaches
bilim ve teknoloji: romanya'nın yok olan plajları
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
it's not just the fish, though, that are disappearing.
ama yok olan sadece balıklar değil.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
forests disappearing, deserts where once there was forest.
ormanlar kayboluyor, artık yerlerinde çöller var.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
others wonder about the psychological effect of those disappearing zeroes.
diğerleri sıfır atılmasının yaratacağı psikolojik etkiyi merak ediyorlar.
Ultimo aggiornamento 2012-04-07
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
these bears are already showing signs of the stress of disappearing ice.
bu ayılar eriyen buzlar yüzünden şimdiden stres belirtileri göstermeye başladı.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
in 1924 he was last seen disappearing into the clouds near the summit of mt. everest.
en son 1924'te everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
they're disappearing because some timber companies go in with clear-cutting.
bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
for a kid at that age, this was like infinite speed, disappearing, and i was very inspired by that.
o yaştaki bir çocuk için, bu sonsuz bir hız gibi ortadan yok olmaktı,... ... ve bundan çok ilham aldım.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
in the past, turkey had enjoyed a competitive edge because of low prices -- but that edge may be disappearing.
geçmişte türkiye düşük fiyatları sayesinde bir rekabet gücüne sahip olmasına karşın, bu güç ortadan kalkmak üzere olabilir.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 2
Qualità:
we're inundated with news all the time that the sea ice is disappearing and it's at its lowest level.
deniz buzunun giderek kaybolduğu ve en düşük seviyede olduğu ile ilgili haberlere boğuluruz hep.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
joshua kangombe saw what was happening: wildlife disappearing, poaching was skyrocketing, and the situation seemed very hopeless.
joshua kangombe olanları görmüştü:¨ doğal hayat yok oluyordu, kaçak avcılık tavan yapıyordu ve durum oldukça ümitsiz görünüyordu.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
so as long as these bears have any bit of ice they will survive, but it's the ice that's disappearing.
yani bu ayılar biraz buz olduğu sürece hayatta kalırlar, ama buzlar eriyor.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
the young woman, supported by tom, remained a few moments without talking, looking at the island that was disappearing on the horizon.
tom tarafından bakılan genç kadın ufukta kaybolan adaya bakarken, bir süre konuşmadan kaldı.
Ultimo aggiornamento 2014-02-01
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità: