Hai cercato la traduzione di scrambled da Inglese a Turco

Inglese

Traduttore

scrambled

Traduttore

Turco

Traduttore
Traduttore

Traduci istantaneamente testi, documenti e voce con Lara

Traduci ora

Contributi umani

Da traduttori professionisti, imprese, pagine web e archivi di traduzione disponibili gratuitamente al pubblico.

Aggiungi una traduzione

Inglese

Turco

Informazioni

Inglese

scrambled:

Turco

karıştırılmış:

Ultimo aggiornamento 2011-10-23
Frequenza di utilizzo: 2
Qualità:

Inglese

scrambled legs

Turco

sırıkla trample

Ultimo aggiornamento 2014-09-14
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

yes, it is a scrambled egg.

Turco

evet, bu bir çırpılmış yumurta.

Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

they're going to be scrambled up.

Turco

karman çorman halde olacaklar.

Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

a scrambled egg is mush -- tasty mush -- but it's mush.

Turco

Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.

Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

five minutes later, two f16 fighter jets were scrambled to escort it.

Turco

bundan beş dakika sonra iki f16 jeti yolcu uçağına eşlik etmek üzere havalandı.

Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

so people scrambled, took their things and ready to go, move out.

Turco

İnsanlarda panik başlamış, eşyalarını alıp, hareket için hazır hale gelmişler.

Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

the accident occurred when two greek aircraft were scrambled to intercept two turkish planes over the aegean.

Turco

kaza, iki yunan uçağının ege denizi üzerinde iki türk uçağının yolunu kesmek için acele havalanması sırasında meydana geldi.

Ultimo aggiornamento 2012-04-07
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

multimedia educational activities: puzzles, associations, text exercises, crosswords, scrambled letters, etc.

Turco

Çoklu ortam eğitici etkinlikler: yapbozler, birlikler, metin alıştırmaları, bulmacalar, karışık kelimeler, v.b.

Ultimo aggiornamento 2014-08-15
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

governments around the world scrambled on wednesday to send planes and ships to evacuate their citizens from turmoil in libya. [reuters]

Turco

dünya ülkelerinin hükümetleri, vatandaşlarını libya'daki kargaşadan uzaklaştırmak için Çarşamba günü uçak ve gemi gönderme telaşına düştüler.

Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

after this proved too expensive, planners scrambled to build a 21-bed temporary detention centre at the court complex, which is now nearly finished.

Turco

bunun fazla pahalıya çıkacağı anlaşıldıktan sonra, planlamacılar adliye kompleksi bünyesinde 21 yataklı geçici bir tutukevi inşa etmek için kolları sıvadılar ve bu da neredeyse tamamlandı.

Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 2
Qualità:

Inglese

instead of crying, instead of ceasing our play, instead of waking my parents, with all the negative consequences that would have ensued for me, instead a smile spread across her face and she scrambled right back up onto the bunk bed with all the grace of a baby unicorn ...

Turco

ağlamak yerine, oyunumuzu durdurmak yerine, ailemizi uyandırmak yerine, ki bu benim için kötü sonuçlar doğururdu, yüzüne bir gülümseme yayıldı ve yeni doğmuş bir tek boynuzlu atın zarafetiyle zorlanarak ranzaya tekrar çıktı...

Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

and when satan made their deeds seem good in their sight and said, “this day no one can overpower you, and you are under my protection”; so when the two armies came face to face, he scrambled back and said, “i am unconcerned with you – i can see what is not visible to you – i fear allah”; and allah’s punishment is severe.

Turco

hani o zaman Şeytan, onların yaptıklarını, kendilerine süslü ve hoş göstermişti de bugün insanlardan size üstün olacak yoktur, ben de şüphe yok ki size yardımcıyım demişti. fakat iki ordu da görününce geri dönüp ben demişti, şüphe yok, sizden uzağım, çünkü ben, sizin görmediklerinizi görmedeyim ve allah'tan korkmadayım ve allah'ın cezası pek çetindir.

Ultimo aggiornamento 2014-07-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Ottieni una traduzione migliore grazie a
10,279,992,577 contributi umani

Ci sono utenti che chiedono aiuto:



I cookie ci aiutano a fornire i nostri servizi. Utilizzando tali servizi, accetti l'utilizzo dei cookie da parte nostra. Maggiori informazioni. OK