Da traduttori professionisti, imprese, pagine web e archivi di traduzione disponibili gratuitamente al pubblico.
i'm sticking with tom.
tom'la beraber kalıyorum.
Ultimo aggiornamento 2014-02-01
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
thanks for sticking around.
civarda dolaştığın için teşekkürler.
Ultimo aggiornamento 2014-02-01
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
she was sticking her tongue out.
o dilini çıkarıyordu.
Ultimo aggiornamento 2014-02-01
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
i'm sticking to my original plan.
orijinal planıma bağlı kalıyorum.
Ultimo aggiornamento 2014-02-01
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
a pencil is sticking out of your pocket.
cebinden bir kalem sarkıyor.
Ultimo aggiornamento 2014-02-01
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
document security is one of the main sticking points.
sorunlu alanlardan birisi belge güvenliği.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
stop sticking your nose into other people's business.
diğer insanların işine burnunu sokmaktan vazgeç.
Ultimo aggiornamento 2014-02-01
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
cyprus a sticking point in eu-nato co-operation
kıbrıs, ab-nato işbirliğinde anlaşmazlık noktası
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
parallel institutions a sticking point in serbia's eu bid
paralel kurumlar, sırbistan'ın ab sürecinde anlaşmazlık konusu
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
think about how you'd feel sticking it in your wallet.
bunu cüzdanınıza koyarken nasıl hissedeceğinizi düşünün.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
a sticking point has been the division of stakes in the consortium.
kazancın konsorsiyumda nasıl paylaÅılacaÄı bir anlaÅmazlık noktasıydı.
Ultimo aggiornamento 2012-04-07
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
despite the optimistic tone, however, fundamental sticking points remain.
ancak bu iyimser havaya rağmen temel anlaşmazlık noktaları devam ediyor.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
ownership of these new pipes has been a sticking point in the talks.
bu boruların sahibinin kim olacağı görüşmelerde tartışma noktası oldu.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
the issue of cyprus remains a sticking point between brussels and ankara.
kıbrıs sorunu brüksel ile ankara arasında pürüz yaratmaya devam ediyor.
Ultimo aggiornamento 2012-04-07
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
article 84 -- covering presidential powers -- remains a key sticking point.
cumhurbaşkanının yetkileriyle ilgili 84. madde önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
the lack of adequate facilities has been a sticking point in efforts to win their return.
kalıntıları yunanistan’a geri getirme çabaları, tesis yetersizliği nedeniyle sonuçsuz kalıyordu.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
control of the police and security services had been a key sticking point in the protracted negotiations.
polis ve güvenlik teşkilatlarının kontrolü uzun süren görüşmelerdeki önemli saplanma noktalarından biriydi.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 2
Qualità:
and they're sticking together, forming layers and giving us a sheet on the surface.
birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
another sticking point is a controversial penal code article that has opened the door for prosecutions of journalists and writers.
bir diğer mesele de, ceza kanununun gazeteci ve yazarların yargılanmasının yolunu açan tartışmalı bir maddesi.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
a sticking point in the kosovo status talks is that of cultural heritage between the kosovo albanians and the serbs.
kosova statü müzakerelerindeki anlaşmazlık noktalarından biri de kosovalı arnavutlar ile sırplar arasındaki kültür mirasıyla ilgili.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità: